EKB Nedir ?

Yalıtım sektörü ile ilgili yasal düzenlemelerdeki değişikliklerde pazarın hareketlenmesinde büyük rol oynamıştır. Bu yasal düzenlemeler ve kanunlardan kısaca bahsedersek;

Türkiye’de ilk olarak 1970 yılında TSE tarafından “TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları” hazırlanmış, ancak uygulaması konusunda bir zorunluluk getirilmemiştir. 1977 yılında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından çıkarılan “Isıtma ve Buhar Tesislerinin Yakıt Tüketiminde Ekonomi Sağlanması ve Hava Kirliliğinin Azaltılması Yönetmeliği” ile bu konuda önemli bir adım atılmıştır. Ancak, bu yönetmelik ile mevcut imar yönetmeliği arasındaki kopukluklar nedeniyle başarılı olunamamıştır. Bu eksikliğin giderilmesi amacıyla günümüze kadar çeşitli revizyonlar yapılmış fakat en son olarak Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği 5 Aralık 2009′da yürürlüğe girmiş fakat yine yeterli olmadığından kapsamı genişletilerek enerji kimlik belgesi ile ilgili ek düzenleme yapılarak Bakanlar Kurulu kararı ile önce 1 Temmuz 2010’ da resmi gazetede yayınlanmış olmakla beraber gerekli altyapının hazır olmadığı gerekçesiyle yürürlük tarihi olarak 1 Ocak 2011 olarak belirlenmiştir. Bu tarihten itibaren de yeni yapılacak olan binalarda ısı yalıtım projesi çizilip ve EKB (Enerji Kimlik Belgesi) düzenlenerek uygunluğu onaylandıktan sonra yapı ruhsatı verilmeye başlanmıştır. 01 Ocak 2011 yılı ve öncesi yapı ruhsatı alan daire sahipleri ise 2017 yılı itibariyle EKB belgesini almış olmaları gerekmektedir.

EKB (Enerji Kimlik Belgesi): Asgari olarak binanın enerji ihtiyacı ve enerji tüketim sınıflandırması, yalıtım özellikleri ve ısıtma veya soğutma sistemlerinin verimi ile ilgili bilgileri içeren belgedir. Bu belgedeki sınıflandırmalar A-G arasında değişmektedir. Binadaki enerji tüketimi azaldıkça bina sınıfı G den A ya doğru yükselmektedir. Yani A sınıfı enerji tüketimi açısından iyi, G sınıfı da oldukça kötü durumdaki binayı ifade edecek. Burada önemli olan bu belgede C sınıfının altında kalmamak. Yalnız mevcut bina C’ nin altına düşerse de ev sahibine yasal bir zorunluluk getirilmeyecektir.

Ayrıca EKB belgesinde bina sınıfı C’ nin altına düşerse de ev sahibine yasal bir zorunluluk yoktur fakat yetkililer tarafından, ilerleyen dönemlerde C ve üst sınıfların özendirilmesi için bir takım yasal düzenlemeler getirileceği, bunlardan bazıları ise üst sınıflarda yer alan ev sahiplerine uygun fiyatlı d.gaz ve elektrik satışı, vergi indirimi gibi uygulamaların yapılacağı açıklanmıştır. Bunların yanında C ve üst sınıflardaki belgeye sahip evlerin alım- satım, kiralanmasında diğerlerine göre avantajlı duruma geçileceğinden ev sahiplerinin yalıtıma olan ilgi ve alakası da artmaktadır.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, evini kiraya veren ev sahibi eğer yalıtım yaptırırsa, harcamalarının gelir vergisinden düşüleceğini ve yeni hazırladıkları gelir vergisi tasarısında vatandaşa vergi teşviği getireceklerini açıkladı. Bakan Şimşek, “Yeni Gelir Vergisi Kanunu Tasarısı’nda enerji tasarrufu sağlayıcı harcamalar teşvik ediliyor. Kiraya verilen gayrimenkul için yapılan ısı yalıtımı, enerji tasarrufu ve depreme karşı dayanıklılığı artırmaya yönelik harcamalar beyan edilen gelirden indirilebilecek” dedi. Şimşek, Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bakanlığının 2013 yılı bütçesi üzerinde milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtlarken, ev sahiplerine söz konusu müjdeyi verdi. ‘’Ev sahipleri kiraya verdikleri evleriyle ilgili götürü usulde vergilendirilerek, yaptıkları bakım onarım masraflarının yüzde 25 oranında vergiden düşebilecekler’’ dedi. Bu açıklamadan yola çıkarsak; yalıtıma harcanan masrafın %25 inin geri kazanılması, kiradaki evlerine yalıtım yaptırmaya ekstra maliyet olarak bakan ev sahiplerinin fikirlerini değiştirmesinde etkili olmaktadır.